"Açılan bir gülsün sen, yaprak yaprak"

ÇARŞAMBA SOHBETLERİ’NDEN

ANKARA, Mart 2004


Bir Amerikalı profesör "Beynin asıl vazifesi unutmaktır" . demiş.


Hayatta tesadüf diye birşey yoktur.Sadece lügatte var.


Rumeli de başörtüsüne pırlantam düştü diyorlar.


Nefsine yenilmeyen, başedebilen insana melekler hayret eder.Onlardan üstün olur.


Tomurcuk vermeyen ağaç odundur.


Selâ, mana alemine uğurlamaktır.


"Beni öyle bir yalana inandır ki ömrümce sürsün doğruluğu" Özdemir Asaf.


En büyük imtihan son nefeste verilen imtihandır. Son nefeste şaşırtma Allahım.


Her zerreden bir ders almalıyız.


Firavunluğun gereği yok.


Hayır yapmak! Allah rızası için yapmak mı, reklamı ucuza getirmek mi?


Bilgi konuşur, hikmet dinler.

 

Biz de mürekkep balığı gibi, dua mürekkebi yaymalıyız. Biz bilge kişi olmalıyız. Biz de Muhammedi aşka bürünüp o mürekkebi çıkarabilmeliyiz.


Dünya da yaşarken neşeni buldun mu? Başkalarına neş’e verdin mi?


Yerine göre ölümü göze alıp tepki göstereceğiz.


İkbale de (yükselmek) idbara da (düşmek) hazırlıklı olmalıyız.


İnsanlar şahsiyetlerini kendi yüreklerinden almalı. Koltuktan, makamdan değil.


Zamana sahip olanlar zamane babasıdır. Yani zamanını iyi değerlendirebilenlerdir. Çehov, Sait Faik, Dostoyevski oku. Leonardo Vinci'nin hayatını oku. Zamana hükmeden ol. Zamana egemen olan ol. Böyle olan insan alınan nefesin kıymetini bilen insandır. İki nefes arasını değerlendirebilmek. Her an dikkatli her an uyanık olacağız.


Kadınlık sanatı, yaşama sanatı demektir. Hürrem sultan bunun en güzel örneği.


Bir söz, kalbinizde kanayan bir yara bırakabilir.


Renk gibi uçar, duman gibi dağılır. Aşkı sonuna kadar devam ettirmek dikkat ister.


Su, daima ateşi söndürür. Öfkeyi de tatlı söz.


Bir tebessüm tüm dünyayı dolaşır.Bir insan bizden huzur içinde ayrılmalı. İçinde bahar çiçekleri açmalı.


Acaba! sorusu kafaya girdi mi, konu bitmiştir.


Affetmek kendini özgür bırakmaktır.


“Ya hayır söyle yahut sus”. Ya... diye zehir katmayalım. Hep negatiflerle hareket edersek hayatımız zehir olur.Negatifliklere kulaklarımızı tıkayalım. Negatifliği hayatımızdan çıkaralım.


İyilik de dönücüdür, kötülük te dönücüdür.


“Efendim, dışarı çıksanız da güzellikleri görseniz olmaz mı?” demişler Rabia-tül Adeviye Hazretleri’ne, O da "Siz içeri girip de güzellikleri görseniz daha iyi olmaz mı?" demiş.


Bir şeyi bulunmadığı yerde aramak onu aramamaktır." hamakat".


Cahil kendisinin düşmanıdır başkasına nasıl dost olabilir?


Dualarımız neden kabul olmuyor? Biz bir şeyi istediğmizi sanıyoruz. Acaba yürekten istiyor muyuz? Onun için olmuyor.


SABRİ TANDOĞAN


 

"Bir Talebe"

 

 


Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları :

Sayın “Bir Talebe”,

27.6.2008 tarihli mailinizi aldım.

İnsanların sıcaktan uyuyamadığı, boyuna çamaşır değiştirdiği bir yaz gecesinde bir yağmur gibi geldi mailin. İnanılmaz güzellikte serinleten, ferahlık veren cümleler. Allah, bin kere razı olsun. İnşallah rahmetin bereketli olur. Arkası gelir. Yarabbi, Senin ne güzel kulların var. Acaba onlar bir insan mı, yoksa insan suretinde görünen bir melek mi? Bir yağmur oldun, üstümüze yağdın. Yağ...daha yağ üstümüze. Teşekkür etmek istiyorum ama kelimeler yetmiyor. Şu anda öyle doluyum ki içimden huzurdan, mutluluktan ağlamak istiyorum.

Selam, sevgi ve saygı ile.

Sabri Tandoğan

www.gonulsohbetleri.net sitesinden alınmıştır.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !