En büyük ibadet insanları sevmek ve Allah rızası için onlara hiz


Aziz Büyüğüm, Canım Babacığım,


Size ve bütün sevgili dostlara güzel bir günden rahmet, bereket, sağlık, huzur ve esenlik dilekleriyle merhaba...

Sevgili büyüğüm, halife Harun Reşid zamanında bir vali varmış. Bu vali adaletiyle tanınır, bilinirmiş. Ona her gelen hakkını alır, mazlumsa ahı yerde kalmazmış. Onun yönetiminde iken halk haksızlık ve zulümden hep emin olurmuş. O, bu güzel vasıflarını sürdürerek hizmet etmekte iken bir süre sonra Hızır A.S. da onu ziyaret etmeye başlamış ve hergün yanına gelir sohbet eder olmuşlar. Bu hep böyle devam ederken vali bir gün kendi kendine bir karar almış ve istifa ederek inzivaya çekilmeye, sabahlara kadar tefekkür ve ibadetle zaman geçirmeye karar vermiş. Hem de diyormuş böylece Hızır’ın sohbetlerine daha çok zaman ayırabilirim. Bu düşüncelerle ayrılmış işinden ve dediği gibi yaparak bir dağ başına çekilmiş. Gece ve gündüzlerini hep ibadetle geçirir olmuş. Olmuş olmasına ancak artık bir daha Hızır A.S. uğramaz olmuş yanına. Vali bu duruma çok üzülüyor, gece sabahlara kadar gözleri kan çanağı olana dek ağlıyor, acaba ne kusur ettim ki diye düşünüp duruyormuş ki bir gece rüyasında görmüş Hızır A.S.’ı.Hızır AS ona “Ben demiş senin yanına artık şunun için gelmiyorum, sen evvelce halka hizmet ediyor, onların hakkını gözetip koruyordun. Herkes senin adaletinle huzur içinde yaşıyordu. Ama sonra sen insanlara hizmetten el çektin. Gece gündüz kendini ibadete verdin. Bu senin yaptığını herkes yapabilir. Ama halkın içindeyken onlara hizmet edecek cesareti ve kararlılığı herkes gösteremez. Sen bundan vazgeçtin. Şimdi senin yerine getirilen vali halka zulmediyor, hiçkimsenin huzuru kalmadı.” Der. Bu cevap üzerine adam derhal giderek halifenin huzuruna çıkar ve eski işine dönmek isteğini arzeder.


Çok sevgili büyüğüm, bu anektoddaki nihai gerçeği yaşayanlardan olabilmek niyazıyla bütün bir ömrünü aşkla, şevkle, imanla, Allah’dan başka kimseden korkmadan halka ve Hakka hizmete adayan siz değerli büyüğümüze sonsuz minnet, şükran ve sevgilerimizi sunuyoruz. İnşallah daha nice yıllar bu çalışmalarınız ve bütün insanlığa olan emeklerinizle sonuçların en güzeline ulaşsırsınız.


Allah’ın selamı sizin ve bütün dostların üzerinize olsun...


Çiğdem Seçkin Gürel



Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları :

Sayın Çiğdem Seçkin Gürel,


17.7.2008 tarihli mailinizi aldım.

 

Kıymetli yavrum, mailinde son derece önemli bir konuya değinmişsin. Bugün ne yazık ki pek çok insanın nazarında ibadet, sevap kazanmak, Hakka yaklaşmak denince akla insanlardan uzaklaşıp bir köşeye çekilip gece gündüz dua, niyaz ve ibadet geliyor. Ben o kanaatte değilim.


Birgün Resulullah Efendimiz’e soruyorlar: “Allah’ı en çok memnun eden ibadet hangisidir?” Peygamberimiz “İnsanları sevmek ve onara hizmet etmektir.” Buyuruyor. Bütün iyi ve güzel insanlar hizmetten çekilip de köşelerinde ibadetle meşgul olursa bu istenen bir durum olur mu? Bana göre olmaz. Bu nedenle can-ı gönülden, aşkla, heyecanla insanlara hizmet edenler, onlara hizmet götürenler hiç şüphen olmasın en büyük ibadeti yapıyorlar. Bu demek değildir ki bazı dar kafalı insanların sandığı gibi ibadet yapılmayacak. Gayet tabi günlük ibadetlerimizi yapacağız. Zikirlerimizi yapacağız. İşte böyle yavrum. Anlattığın hikaye son derece önemli, son derece anlamlı. Herkesin bu hikayeyi okuyup, tefekkür edip, ona göre hareket etmesi gerekiyor.


Selam, sevgi ve saygı ile.

 

Sabri Tandoğan

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !