13 06 2012

İSLAM VE SANAT

  İslam baştan başa bir estetik ve güzelliktir, bir güzel sanattır. Bunun aksini iddia edenler büyük bir yanılgı içindedirler. Örneğin Mevlana hem büyük bir İslam âlimi, hem de büyük bir sanatçıdır. Dinden sevgiyi, felsefeyi, estetiği çıkarırsanız geriye ne kalır? Ancak bugün ne yazık ki birçok yerde Kur’an’ın tanımladığı değil bazı insanların yaşadığı İslam vardır. Gerçek sanat, insanı Allah’a götüren bir yoldur. Necip Fazıl bir şiirinde “Anladım, san’at yalnız Allah’ı aramaktır, Marifet bu, gerisi yalnız çelik çomaktır.” der. Hüsnü muhafaza; güzeli koruma demektir. Sanat, yeryüzünde hüsnü muhafaza içindir. Müslümanlar tarihin hiçbir döneminde sanatın hiçbir kolundan ayrı kalmamışlardır. Camiler, minareler yapılırken mânâ yönünden en güzele götürecek şekilde tasarım yapılmıştır. Bir binayı, bir şehri güzelleştirmek, bir ruha ışık vermek neden kötü olsun ki? Bir Hadis-i Şerif’te “Allah güzeldir, güzeli sever.” Buyrulmuştur. Peygamber Efendimiz de çok zarif, çok kibar bir insandı, sanatçılara çok değer verirdi. Eşlerine “Ya Hümeyra: Ey güzel yanaklı” diye hitap etmiştir. Bir mezarın içinde gördüğü taşı sırf gözü rahatsız etmesini istemediği için çıkarttırmıştır. Böylesine bir incelik, heyecan ve ruh göstermiştir. Allah-ü Teala, Kuran-ı Kerim’de Hz.Musa’dan Firavun ile konuşmaya gitmesini istediğinde “Firavunla konuşurken yumuşak ve tatlı söyle.” Buyurmuştur. Yoksa zorba bir ifadeyle, sert bir dille konuş denmemiştir. Hz. Aişe Validemiz hanımlara: “Çocuklarınıza küçükken şiir öğ... Devamı

28 01 2012

Sabri Tandoğan-"Aile İçi Mutluluk" konulu sohbeti-DİNLE

    Çok Değerli Dostlar, Sayın Büyüğümüz Sabri Tandoğan’ın 27 Ocak 2012 tarihinde (dün) TRT Radyosunda canlı olarak yayınlanan “Aile İçinde Mutluluk konulu sohbeti sitemize eklenmiş olup, aşağıdaki adresten dinleyebilirsiniz.   http://www.gonulsohbetleri.net/trtfm.htm   Saygıyla duyurulur.   Site Devamı

24 01 2012

“Seyrek git sen dostuna, kalksın ayak üstüne.”

    Hocam iyi akşamlar diliyor, ellerinizden öpüyorum. Sizden çok şey öğrendim. Allah razı olsun. Sorum şudur. Çok muhabbet tez ayrılık getirir sözüne katılıyor musunuz?   Efendim kıymetli vaktinizi aldım. Tekrar ellerinizden öpüyorum.   Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları :   Sayın Kenan Bey, 23.1.2012 tarihli mailinizi aldım. Kıymetli yavrum, insanlarla ilişki kurmak her yönüyle son derece dikkat, itina, incelik isteyen bir husustur. Bir manevi büyük diyor ki “Seyrek git sen dostuna, kalksın ayak üstüne.” Şimdi insan her gün aynı yemeği yerse o yemekten bıkmaz mı? Cenab-ı Hak neden bu kadar çok çeşitli sebzeler yaratmış? Burada ne büyük bir incelik var. İşte böyle yavrum. Biz de insanlarla ilişkilerimizi öyle ayarlayalım ki karşı tarfı usandırmayalım, bıktırmayalım. Araya bir soğukluk girmesin. Velhasıl sevgili yavrum, o İslam büyüğünün sözünü bir kağıda yaz, çalışma masana koy:   “Seyrek git sen dostuna, Kalksın ayak üstüne”   Selam, sevgi ve saygı ile.   Sabri Tandoğan Devamı

25 03 2008

Eğitim bir çocuğu hayata hazırlamaktır, gerisi hikaye

Merhaba Sabri amca; Okudum yazınızı. Ben de çok emin değilim lavabo tipi bir arkadaşlık mı bu arkadaşlık diye; kendisi iyi bir insan aslında; ancak kafasına hemen bazı şeyleri takıveriyor, ozaman hemen etkilenip huzursuz oluyor. Ben ona o kafasına taktığı şeylerle ilgili kendime göre doğru davranış biçimini söylediğimde uygulamaya çalışıyor. Kendisiyle görüşmelerimiz nadir oluyor, sık görüştüğüm bir arkadaşım değil. Ama çok sever beni;kandillerde, doğum günlerinde, özel günlerde hep arar beni. Bu şekilde bir arkadaşlığımız var kendisiyle. İşte böyle Sabri amca. Sizce lavabo tipi bir arkadaşlık mı bu arkadaşlık? Sık görüştüğüm ve samimi olduğum, vakit geçirmekten büyük zevk aldığım tek bir arkadaşım var; o da hani size bahsettiğim her öğlen görüştüğümüz, 20 küsür senedir tanıdığım, birlikte aynı mahallede büyüdüğümüz, yıllarca aynı apartmanda oturduğumuz, ailelerimizin de birbirlerini yıllar önceden yanıdıkları çok eski arkadaşım Işıl. Onun yeri gönlümde bütün diğer arkadaşlarımdan farklı Sabri amca. Onunla da sık görüşüyoruz; onunla görüşmek beni çok mutlu ve huzurlu kılıyor. Bu hafta sonu da şirketimiz taşınınca ozaman öğlenleri görüşemeyeceğiz; artık ondan sonra birbirimize gidip geleceğiz akşamları ya da hafta sonları. Size yazı yazarken biraz evvel bir beyefendi geldi bizim departmana; ben Muhasebe-finans departmanındayım; bana iki tane nakliye faturası ve otopark faturası verdi ve parasını rica etti. Adamcağıza baktım kanter içinde kalmış; bizim kolilerin bir kısmı bugün gidecekti, onları taşımış; 70-80 tane kocaman ve çok da ağır koliler. Tek başınıza mı taşıdınız okadar koliyi diye sordum, evet dedi; oğlumla gelmiştik ama oğlum ben şuraya kadar gidip gelicem deyip gitti ve geri gelmedi dedi. Hiç acımıyor bana dedi, ben de kıyamıyorum ona dedi. Ben de adamcağızı öyle kanter içinde, nefes nefese görünce dayanamadım ve “kıyın biraz sonra siz üzülürsünüz, bakın oğlunuz size hiç acımamış, bırakıp gitmiş sizi” dedim; adamcağız “haklısınız”de... Devamı