30 05 2011

Lanet olsun böyle evlada

  Oglumuzu bu yaz evlendirmek istiyoruz ama sevdigi kiz ve ailesi çok saygisiz ve ahlaksizlar. Acaba bize ne onerirsiniz.   Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları :   Sayın Metin Bey, 30.5.2011 tarihli mailinizi aldım. Bu yaşa geldim hayatımda bu kadar çirkin, bu kadar adi, bu kadar şerefsiz bir mail almadım. Yavrum sen benimle alay mı ediyorsun? Hem kız ahlaksız, hem ailesi ahlaksız. O zaman o kızın gideceği yer sizin aileniz değil ancak bir genelev olabilir. Sabah sabah beni çok üzdünüz. Derhal oğlunuzla açık açık konuşun. O it herifin şehvetten gözü dönmüş. Bunu kendisine açık açık anlatın. Hala ısrar ediyorsa onu ebediyyen evlatlıktan çıkarın. Ölüm bahasına da olsa bir daha onun yüzüne bakmayın. Lütfen, bu gibi konularda tereddüt felaket getirir. Sizi dinlemeyen evladın da Allah bin belasını versin. Selam, sevgi ve saygı ile. Sabri Tandoğan Devamı

12 05 2011

Edeple Yapılan İşler Hayırlıdır

  Kırk yıl oldu. Bir yaz günüydü. İstanbul’da, Bostancı’da tey­zemlerin evinde misafirdim. O zamanlar Bostancı, adı gibi gü­zel, şirin bir yerdi. Bağlar, bahçeler içinde... Teyzem, evlâdım tuz lâzım oldu, büfeden alır mısın dedi. Bir büfe vardı. Aynı za­manda bakkal görevi yapıyordu. Gittim. Kuyrukta birkaç kişi vardı. Sıraya girdim, benden önce yaşlı bir beyefendi vardı. Sı­rası geldi. Büfeye yaklaştı, “bana şu parayı lütfen bozar mısınız” dedi. Çok edepli, saygılı bir kimse olduğu her halinden belli olu­yordu. Büfeci birden parladı. Bugün herkes para bozdurmaya geli­yor dedi. Burası banka mı dedi. Daha birtakım sözler söyledi. Hırçın ve asabî idi. Cümleleri kurşun gibi çıkıyordu ağzından. Bir yandan parayı bozuyor, bir yandan acı acı söyleniyordu. Yaşlı zat tedirgin olmuş, rengi sararmıştı. Birden müdahale etti. Lütfen dedi, paramı verin. Ben vazgeçtim bozdurmaktan... Bu kez büfeci iyice parladı. Hem bozdur, hem bütünle derler. Bu ne biçim iş, anlayamadım gitti türünden yine bir yığın lâf etti. Onun üzerine yaşlı zat, kırk yıldır aklımdan çıkmayan şu sözlerle tar­tışmayı kapattı. “Bozduğun paraya içinin bütün zehrini akıttın. Ben o parayı ağız tadıyla harcayamam. Güzellikle, edeple ya­pılmayan hiçbir işten hayır gelmez” dedi. Çocukken halamdan işittim. Bazı veliler, sabah evden çıkar­larken, hanımlarına tembih ederlermiş, eğer asabi ve hırçın bir zamanın olursa, yemek yapma. Sendeki o hâl yemeğe de ge­çer. Ağız tadıyla yiyemeyiz. Rahatsız oluruz. Önemi yok, peynir ekmekle de idare ederiz, derlermiş. İnsan ruhu o kadar hassas ve incedir ki, her davranışımız, her sözümüz, hat... Devamı

30 03 2011

Türk Milletinin bayrağına, toprağına İstiklal Marşına düşman ola

  Muhterem hocam,     Alman ZDF Televizyonun sunduğu "Bahse Var mısın"  adlı yarışma programına başvuran İsviçreli Michael Sauser, 188  ülkenin ulusal marşını notasıyla birlikte söyleyebilecegini iddia eder. Yarışma isteği kabul edilir ve jürinin seçtiği beş  ülkenin  ulusal marşının okunması kararlaştırılır. Marşları  okunacak  ülkeler sırayla Çin, Mısır, Tayland, Bosna Hersek ve Türkiye olarak seçilir.       Michael Sauser, ilk dört ülkenin marşını başarıyla okuyunca jüri yeterli bularak yarışmayı kazandığını ve Türk milli marşının okunmasına gerek olmadığını söyler. Ancak Michael Sauser " Hayır madem ki Türk bayrağını da seçtiniz ,Türk milli marşını da söylemek istiyorum " der. Jüri ve yapımcı bunu kabul  eder , orkestra hazırlandığında Michael Sauser salona dönerek  "Yanlız Türkler, milli marşlarını ayakta dinler,sizden ayağa kalkmanızı rica ediyorum " der. Katılımcıların şaşkın davranışlarıyla birlikte herkes ayağa kalkmak zorunda kalır ve Michael Sauser o güzel aksanıyla Türk milli marşını muhteşem şekilde icra eder.   Michael Sauser’in yaptığını bugün  bazı belediye başkanları ve parti temsilcileri yapmamaktadır. Güneydoğudaki bir çok ilde artık okullarda İstiklal Marşı söylenmiyor, ayyıldızlı bayrağı pek az yerde görüyorsunuz. Bu bölge halkının İstiklal Marşıyla ve Türkiye ile bir sorunu yok,Türkler ve Kürtler, Kurtuluş Savaşını bebaber vermiş,aynı ülkenin kardeş insanlarıdır. Fakat dışarıdan alınan talimatlarla ve onların işbirlikçileriyle ayrılıkçı hareketlere göz yumulmakta ve iki ülke hal... Devamı