Psikolojik bunalımdan kurtulma

Sayın hocam bir kaç aydır internet sitenizi takib ediyorum. Size karşı

içimde derin muhabbet oluştu.

Yazılarınızı takip ediyorum. Hocam benim bir problemim var. Şu an da 30

yaşındayım. 15 yıldır Obsesif-Kompulsif kişilik bozukluğu ve Major depresif

bozukluk hastasıyım.

Yorgunluk huzursuzluk, tedirginlik , korku atakları yaşıyorum. Sürekli

fizyolojik problemler yaşıyorum. Saç dökülmesi, cilt bozukluğu, sindirim

sistemi bozukluğu vs.Zaman zaman çok bunalıyorum. Ölmeyi istediğim anlar

oluyor. Çok doktora gittim. Sonuç alamadım. Küçüklüğümden beri namaz

kılarım.Tasavuf, din kitapları okurum. Dine çok meraklıyım. Geçenlerde annem

ve babam bir hocaya gitmişler, o hocada artık neye bakmışsa çok derine

daldığımı bu yüzden rahatsızlandığımı söylemişler. Doğru da olabilir. 15

yaşımdan beri sürekli okurum. Ancak imanım sayesinde intihar gibi

girişimlerden uzak durdum. Acaba bu rahatsızlık benim Cenab-ı Allaha karşı

bir kusurumdan dolayı mı oldu. Ben lanetli miyim. Birde çok hassas bir yapım

var. Nerde bir ihtiyaç sahibi görsem yardım ediyorum. Bu yüzden para

tutamıyorum. Çevremdeki insanlar çok saf olduğumu söylüyorlar. Bana

gülüyorlar. Hocam Allah beni bu rahatsızlıkla deniyor değil mi? Morale çok

ihtiyacım var. Kendimden çok başkaları için dua ediyorum. Perişan bir

haldeyim. Sürekli sıkıntı gerginlik yorgunluk hayata yabancılaşma hissi.

Bir de bazen  bazen havada küçük ışık parıltıları görüyorum. Tavsiyelerinize

ihtiyacım var. Ne olur benim için dua edin.

Saygılarımı sunuyor, ellerinizden öpüyorum.

 

Kaynak: www.gonulsohbetleri.net sitesinde Danıştay 2. Daire Emekli Üyesi Sayın Sabri Tandoğan'a sorulan bir sorudan alınmıştır.

 

 

Sayın Sabri Tandoğan'ın aynı sitede yer alan cevabı:

 

Kıymetli yavrum, seninle ilgisi olmayan ama adı doktora çıkmış geri zekalı, bazı şaşkınların sana izafe ettikleri bir sürü hastalık ismini okuyunca Allah Allah dedim, bunlar Fenerbahçe’nin yeni transferleri mi? Yavrum, Allah şahit olsun, senin bu ecnebi isimli futbolcular gibi hastalıklarla hiçbir alakan yok. Sen, çok asil, çok temiz, yüce ruhlu, pırlanta gibi eli öpülecek bir insansın. Mailini okuduktan sonra sana sadece sevgi, saygı ve hayranlık duydum. İçimden mübarek ellerinden öpmek geçti. Ne olur yavrum, şu çok bilmiş doktorları o çok büyük bilgileriyle baş başa bırakalım ve biz seninle gel, temiz, tertemiz, meleğin kanatları kadar temiz bir dostluğu ve arkadaşlığı beraber yaşayalım. Sık sık sitemize mail gönder. Duygularını, düşüncelerini, hayat ve insanlar karşısındaki izlenimlerini bana anlat. Gel, yavrum bundan sonra ben son nefesimi verinceye kadar bu hayat yolunda beraber arkadaş olalım.


 

Senin hiçbir şeyin yok. Yalnız sen çok vasıflı, çok kaliteli, melek ruhlu bir insansın. Bazı kimseler seni anlayamıyorsa onları da hoş gör. Aslında onlar birtakım önyargıların esiri insanlar. Hep belli açılardan bakan, negatif ruhlu, olgunlaşamamış, ham halat kalmış, zavallı insanlar. Dostoyevski’nin tabiriyle "insancıklar". Lütfen kendine onların hasta ruhlarıyla, inançsız bakışlarıyla bakma. Göreceksin bak, bir süre sonra sen memleketin yüz akı bir insan olacaksın. Kim neyine isterse onlarla bahse girmeye hazırım.


 

Değerli yavrum, yeni maillerini bekliyor, selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.


 

Sabri Tandoğan

Yorum Yaz