15 03 2017

"BİR KEZ GÖNÜL KIRDIN İSE, BU KILDIĞIN NAMAZ DEĞİL".

BİR KEZ GÖNÜL KIRDIN İSE, BU KILDIĞIN NAMAZ DEĞİL. |  görsel 1

Kıymetli yavrum, Yunus Emre, diyor ki   “Bir kez gönül kırdın ise bu kıldığın namaz değil. Yetmiş iki millet dahi elin, yüzün yumaz değil.”   Bazı kimselerin namazımı kılıyorum, orucumu tutuyorum diye çalımlarından, cakalarından yanlarından geçilmiyor. Herkese hava basıyorlar. İyi, güzel ya kardeşim, kıldığımız namazın, tuttuğumuz orucun kabul edildiği ne malum? Bu gibi konulara çok dikkat etmek gerekiyor. En büyük kadın veli Rabia Sultan, namaz kıldıktan sonra arkasından tövbe namazı kılarmış. “Allah’ım,” dermiş, “ben Senin büyüklüğüne, yüceliğine, şanına layık bir namaz kılamadım. Beni affeyle.”   Aman dikkatli olalım, kaş yaparken göz çıkartmayalım. Bundan sonra en büyük dikkatimiz kimseyi kırmamak, incitmemek olmalı. Selam, sevgi ve saygı ile.   Sabri Tandoğan Efendi Hz. Onun ve Hakka Göçen Ailesinin Aziz Ruhlarına Fatihalarla... Devamı

15 03 2017

"GELİNİZ, BİR ANIMIZI İMANLI GEÇİRELİM"

GELİNİZ, BİR ANIMIZI İMANLI GEÇİRELİM |  görsel 1

. "GELİNİZ, BİR ANIMIZI İMANLI GEÇİRELİM" Soru-Cevap Sevgili Sabri BEY, Cevaplariniz icin cok tesekkur ederim, izin verirseniz bir soru sorabilir miyim, bugun is yerinde bosa vakit gecirmemeye azami gayret ettim, namazlari zamaninda kildim, zaten oructum, ailemle ilgilendim, bol dua okudum, kendimce Allah in hosuna giden seyler yapmaya gayret ettim fakat aksam cikarken mudur ile tartistim, hemde ofkelenmemem gerektigini cok iyi bildigim ve kendimi tutmaya kararli oldugum halde, bir baktim olaylar oyle gelisti ki neredeyse tum ipler kopacakti, Sevgili Sabri Bey, benim soyle bir inancim var; biz dogru , iyi, caliskan olmaya gayret edip cabaladigimizda Yaradanimiz da bizi destekler,yanimizda olur, kotulere firsat vermez, tuzaklarini baslarina gecirir,bu inancim bos mu,bazen cidden neye inanacagimi sasiriyorum, sanki bize ogretilenler ile hayat birbirinden cok farkli, bazen kendimi yapayalniz hissediyorum, ne yaparsam yapayim yetmeyecek, bosa cabaliyorum diyorum, tamam ben hic mukemmel degilim ama kendi sinirlarimi zorladigimi en azindan ben biliyorum, nicin biraz olsun desteklenmiyorum. Umarim sizi uzmem yada kizdirmam, icimden gecenleri paylasmak istedim sadece tesekkur ederim -------------------------------------------------------------------------------- Sayın Sabri Tandoğan Efendi Hz'nin cevaben yazdıkları : Sayın Zehra Bulut, Değerli yavrum, bizler, hepimiz her an bir sınav içindeyiz. Senin iş çıkışı durumun da öyle olmuş. Orada müdürünle tartışmadan onun sorularına saygı dolu, edep dolu, incelik dolu bir cevap vermen gerekirdi. Biliyor musun yavrum, asıl ibadet budur. Sen, görevlerini yaptın diye her şeyi Allah’tan bekliyorsun. Onun için de hayal kırıklığına uğruyorsun. Ah yavrum, bir bilsen, ibadetini yaptın diye Allah’a teşekkür etmen gerektiğini bir öğrenebilsen. Birisine bir iyilik yaptığımız zaman o iyiliği bize yaptırdığ... Devamı

15 03 2017

BEDEN, RUHUN YALNIZCA BİR SÜRE İÇİN KONAKLADIĞI MEKANDIR.

BEDEN, RUHUN YALNIZCA BİR SÜRE İÇİN KONAKLADIĞI MEKANDIR. |  görsel 1

Kıymetli yavrum, Nasıl bedeninin herhangi bir organı olmayan insan sakat veya yarım sayılırsa, ruhunun varlığından haberdar olmayan ve özelliklerini bilmeyen insan da eksik ve yarım sayılır. Bedenimizi nasıl güzel ve temiz gıdalarla besliyorsak, en az onun kadar ruhumuzun gıdalarına da dikkat etmeli, imânla, ibâdetle, güzel eserler okuyarak, faydalı sohbetlerde bulunarak güzel sanat­larla ve tabiat güzellikleriyle meşgul olarak ruhumuzu besle­meliyiz. İnsanda esas olan ruhtur, çünkü bâkidir. Cüz külle, kül cüz’e eğilimlidir. Bedenin ölmesiyle toprağa verilişi cüz’ün külle dönüşüdür. O zaman ruh da aslına, yüksek âleme döner. Bu Âdem dedikleri El ayakla baş değil Âdem mânâya derler Suret ile baş değil Beden ruhun mekânı olması nedeniyle değerlidir, güzeldir. Düşünen beyinler, ancak bu şekilde, maddî mânevî izâhlarla iknâ olabilir, insan hayatında ruhun ehemmiyetini idrâk ederek hayatlarına, nefsî ve dünyevî değil, ruhî ve uhrevî bir yön vere­bilirler. Selam, saygı ve sevgi ile. Sabri Tandoğan Efendi Hz. Aziz Ruhları Şad Olsun. Devamı

13 03 2017

YERİNE GÖRE BİR TEBESSÜM BAZEN EN BÜYÜK İYİLİKTİR

YERİNE GÖRE BİR TEBESSÜM BAZEN EN BÜYÜK İYİLİKTİR Kıymetli yavrum, İğnenin ucu kdar yapılan bir iyilik bazan bu dünyayı da aşar, bizi mana alemine kadar götürür. Herkesin kendine göre yapacağı bir iyilik kesinlikle vardır. İyiliği yalnız madde planında para olarak görmemek lazımdır. Yerine göre bir tebessüm, sıcak bir bakış da yalnız, acı çeken, ıstırap içindeki bir insana en büyük güzelliği verebilir. Zaman zaman bazı kimseler ben Koç değilim, Sabancı değilim diyerek kendi kendilerini aldatmaktalar. Be kardeşim sımsıcak bir merhaba da diyemez misin? Taş my kesildin? İnsanoğlu kendini ne güzel aldatıyor. Selam, sevgi ve saygı ile. Sabri Tandoğan Efendi Hz. Aziz Ruhları Şad Olsun. Devamı

13 03 2017

NEDEN HAZRETİ PEYGAMBER?

NEDEN HAZRETİ PEYGAMBER? |  görsel 1

NEDEN HAZRETİ PEYGAMBER? Öteden beri hayret ederim; çoğu insan, bir müşkülle kar­şılaştıkları zaman, bir sorunun içinden çıkamadıkları zaman, paniğe kapılır. Kime başvuracağını bilemez; sağa gider, sola gider, gittikçe artan bir sıkıntı içinde bunalır kalırlar. Acaba bugün kaç kişinin aklına geliyor, benim Peygamberim böyle bir durumda nasıl hareket etmiş, o sorunun çözümü için nasıl bir yöntem izlemiştir. İş lâfa gelince, birçok insanın yanlarına yak­laşılmaz. Efendim ben Peygamberimizi şöyle severim, böyle severim diye. Nice edebiyatlar yapılır, ama önemli olan söz değil iştir. Resulullah Efendimiz bir Hadis-i Şeriflerinde şöyle buyuruyor: “Allah’a kasem ederim ki, hayatta hiç kimse benim kadar acı ve ıstırap çekmedi.” İnceleyecek olursak görürüz ki, çocukluk günlerinden itibaren Kâinatın Efendisinin hayatı nice çilelerle geçmiş, nice dev gibi ıstıraplara göğüs ger­miştir. İlim ve sağduyu sahipleri bilir ki, Peygamber Efendimiz sâde inanan, temiz müslümanlar için değil, yeryüzündeki bütün insanlar için tek ve en güzel rehberdir, örnektir. Acaba hangi insan bir sorun karşısında kaldığı zaman, Peygamberimiz nasıl bir davranış tarzı içindeydi diye sordu da, meselenin en güzel hâl yolunu bulamadı? Ne yazık ki, bugün pek çok insan, bu ışıktan mahrûm. Kar­şımıza çıkan problemlerin hâlli için, olmayacak kimselere baş­vuruyoruz, onlardan yardım istiyor, medet umuyoruz. Bir dü­şünsek, acaba akıl almaya gittiğimiz insan, kendi sorunlarını çözmüş müdür? Kendi hayatına bir renk, bir ışık, bir güzellik getirmiş midir? Hele günümüzde... Her şeyi... Devamı

13 03 2017

HAYATTA ÖYLE GÜZEL SÖZLER VARDIR Kİ PAHA BİÇİLEMEZ

HAYATTA ÖYLE GÜZEL SÖZLER VARDIR Kİ PAHA BİÇİLEMEZ |  görsel 1

HAYATTA ÖYLE SÖZLER VARDIR Kİ DEĞERİ HİÇBİR ŞEYLE ÖLÇÜLEMEZ Mektup-Cevap Sayın büyüğümüz ve dostlarımız,   Medrese talebesi bir genç iki odalı bir bağ evinde kalırken, karlı ve fırtınalı bir gecede, evin kapısı çalınır. Kapıya gelen genç bir kız, "Yolumu kaybettim, beni bu gece misafir alır mısınız, dışarısı çok soğuk" der. Genç talebe, ayrı bir odaya alır ve kapıyı kapatır. Mum ışığında ders çalışmaya devam eder. Aradan biraz zaman geçince kız merak eder, kapı aralığından bakar, gencin ders çalışırken arada bir elini muma tutup yanınca geri çektiğini ve tekrar ders çalışmaya devam ettiğini görür... Sabah olunca kız çıkıp evine döner. Merak eden ailesine, "Fırtınadan evimizin yolunu kaybettim, dolaşırken Edirnekapı civarında bir ışık gördüm oraya sığındım, bir medrese talebesi ders çalışıyormuş beni içeri aldı. Orada kalıp sabahleyin ayrılıp geldim" der. Babası, endişelenince, "Beni, ayrı bir odaya aldı, o kendi odasında ders çalıştı, bir ara kapı aralığından baktım, derse ara verip mumda parmağını yakıyordu, sabaha kadar, ara ara hep mumda parmağını yaktı" der. Bu genç kız vezirin kızıymış. Vezir iki asker gönderip, bu genç talebeyi makamına getirtir. Olup biteni bir de ondan dinler. Sonra, elini mum alevine tutmasının sebebini sorar. Genç talebe der ki: "Efendim, ders çalışırken şeytan vesvese vermeye başladı, ben de böyle yapıp kendime; Eğer şeytana uyarsan yarın vücudunun tamamı yanacak şimdi sadece parmağın acısına dayanamıyorsun, bütün vücudun yanınca nasıl dayanacaksın?` dedim, kızınızın yüzüne bile bakamadım." Vezir bu olaydan çok etkilenir, bu gence kızını almasını, kendisine damat olmasını teklif eder. O da kabul eder. Bu ... Devamı

13 03 2017

"BİR SİZ DAHİ SİZDE BULUN, BENİM BENDE BULDUĞUMU" YUNUS EMRE HZ.

SORU-CEVAP Hürmetlerimi sunarım Sabri amcacığım, Ben inanıyorum ki insan hayatta her zaman kısmetini yaşıyor. Fakat bazen bunu düşünmeyip kendimi sıkıyorum. Bazı şeyleri sıkıntı yapıyorum. "Derslerimi verip okulumu hayırlısıyla bitirebilecek miyim?" diyorum. Aslında çalışırsam ve derslerimi geçmek benim kısmetimse zaten hallederim. Bunu bilsemde ara sıra kendime dert yapıyorum, heyecan yapıyorum. Bir de ben yapı olarak heyecanlı biriyim, bunu nasıl aşabilirim sizce? Sınavlarda biraz daha sakin olabiliyorum ama yapabileceğim bir soruyu algılayıp çözemiyorum bazen. Topluluk önünde konuşma yapmam gerekirse yüzüm kızarıyor. Bu bir güven sorunu olduğundan mıdır acaba? Henüz belki de hayat bana çok şey öğretmedi ama yinede şunu gördüm. İnsan kimin yanlışın söyler, kimle alay eder, dedikodusunu yaparsa kesinlikle aynı şeyi kendisi de yapmaya başlıyor. İşin en ilginç yanı da yaptığının farkında bile olmuyor, kendisi yaparken eleştirdiği iş ona doğru geliyor. İnsan susmayı başarabilmeli. Sizin her zaman söylediğiniz gibi "Ya hayır söyle, yahut sus." bu sözü yaşamalıyız. Ben de bu konuda kendimi düzeltmeye çalışıyorum. İnşallah düzelteceğim. Bir arkadaşımın evinde yıkanmamış bulaşıklar görmüştüm, mutfak karışıktı. "İnsan da bu kadar karışık olur mu demiştim." Şimdi aynı şeyi ben yapıyorum. Ağızdan çıkan her söze dikkat etmek ne kadar da önemli. Hürmetle ellerinizden öperim Sabri Amcam. Sizin duacınızım, sizden dualarınızı bekliyorum. Siz hep iyi olun inşallah.     -------------------------------------------------------------------------------- Sayın Sabri Tandoğan Efendi Hz'nin cevaben yazdıkları : Sayın “Serenad” Kıymetli yavrum, ne yazık ki bizi küçük yaştan itibaren yanlış b... Devamı

13 03 2017

CENNET NEREDE, NASIL BİR YER?

CENNET NEREDE, NASIL BİR YER? |  görsel 1

Kıymetli yavrum, Cennet ne köşk, ne huri. Cennet yaşanılan anın güzelliği. O anı sevgiyle, saygıyla, edep ve incelikle sonsuza dönüştürebilmek. Bu yemek yaparken olabilir, bulaşık yıkarken olabilir, pazarda alış veriş yaparken, namaz kılarken, secde ederken, bir şiir okurken, bir müzik dinlerken, bir insanla konuşurken olabilir. Ve o zaman o yaşanılan an ebediyyete dönüşebilir. Ve hafızaya renk dolu, ışık dolu, aşk dolu bir sayfa olarak bırakılabilir. Cennet, Allah’la beraber olunan anın içindeki sırdır. O an Yaradanla beraber olmanın güzelliği yaşanır. Önemli olan adına ömür denilen şu kısacık zaman dilimi içinde her anı böyle sonsuzlaştırabilmektir. Bunu yapabilenlere ne mutlu. İnsanlar isteseler yaşadıkları hayat içinde cenneti bulabilirler. Velev ki o andaki bulunduğu mekan bir zindan bile olsa. Hazret-i Yusuf da öyle olmadı mı? Değerli yavrum, ben de senin yaşadığın hayat içinde her an Allah’la beraber olarak cennetin güzelliklerini içine sindirmeni diliyor, selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Sabri Tandoğan Efendi Hz. Aziz Ruhları Şad Olsun. Devamı