24 01 2012

“Seyrek git sen dostuna, kalksın ayak üstüne.”

    Hocam iyi akşamlar diliyor, ellerinizden öpüyorum. Sizden çok şey öğrendim. Allah razı olsun. Sorum şudur. Çok muhabbet tez ayrılık getirir sözüne katılıyor musunuz?   Efendim kıymetli vaktinizi aldım. Tekrar ellerinizden öpüyorum.   Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları :   Sayın Kenan Bey, 23.1.2012 tarihli mailinizi aldım. Kıymetli yavrum, insanlarla ilişki kurmak her yönüyle son derece dikkat, itina, incelik isteyen bir husustur. Bir manevi büyük diyor ki “Seyrek git sen dostuna, kalksın ayak üstüne.” Şimdi insan her gün aynı yemeği yerse o yemekten bıkmaz mı? Cenab-ı Hak neden bu kadar çok çeşitli sebzeler yaratmış? Burada ne büyük bir incelik var. İşte böyle yavrum. Biz de insanlarla ilişkilerimizi öyle ayarlayalım ki karşı tarfı usandırmayalım, bıktırmayalım. Araya bir soğukluk girmesin. Velhasıl sevgili yavrum, o İslam büyüğünün sözünü bir kağıda yaz, çalışma masana koy:   “Seyrek git sen dostuna, Kalksın ayak üstüne”   Selam, sevgi ve saygı ile.   Sabri Tandoğan Devamı

24 01 2012

“Kanaat bitmez, tükenmez bir hazinedir” Hadis-i Şerif

    Çok sevgili Büyüğüm sonsuz sevgilerimi sunarım.   Bir sorum olacaktı. Daha doğrusu tanıdığım birinin daha çok sorunu. Kendisi önyargılarından dolayı buraya yazmayı geciktiriyo.Onun yerine sormak istedim. Daha fazla daha fazla diyerek hırsla yaşayan biri bu hırslarından nasıl kurtulabilir. Hırslarının kendini mutsuz ettiğininde farkında. Cevabınız için şimdiden çokteşekkür ederim. Sonsuz sevgi ve saygılarımla   Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları :   Sayın “Bulut”, 22.1.2012 tarihli mailinizi aldım. Kıymetli yavrum, bundan birkaç ay evvel tv’de bir hanımla yapılan ropörtajı dinledim. Kocası Bağkur emeklisi imiş. Hakka göçmüş. Kocamdan kalan maaşın yarısını ev kirası yapıyorum. Yarısıyla da iki günde bir şişe süt alıyorum, bir de belediye ekmeği alıyorum. Sonra ellerimi açıp dua ediyorum, “Allah’ım”, diyorum, “benim bu saltanatımı bütün insanlara nasip eyle.” Kıymetli yavrum, lütfen o hanımın sözlerini arkadaşına anlat. Eğer hala daha çok, daha çok diyorsa o zaman onu terket. Senin de ahlakını bozabilir.   Selam, sevgi ve saygı ile.   Sabri Tandoğan Devamı

24 01 2012

Biz hayatımızı en güzel şekilde yaşayalım, gerisi kendiliğinden

    Saygıdeğer Büyüğüm, Bütün işlerimizi Allah rızası için yapmanın ne büyük mutluluk olduğunun bilincinde olan bir kulum. Her işimde bu bilinçle hareket etmeye çalışıyorum. ancak ne var ki bir konu beni çok üzmekte. Hocam, 33 yaşında bir yetişkinim. Açıkçası evllilik yaşım geçti. Karşıma çıkan kısmetleri geri çevirmek istemiyorum. Bir hevesle tanışıyorum .Ama umduğum insanla karşılaşmayınca ister istemez yüzüm asılıyor. Tanışma esnasında Allah rızası için devam ettirmek istiyorum ama olmuyor. İçim almıyor .Sonuçta beni de beğenmeyenler, günümüzün tabiriyle elektrik almayanlar oldu. Ama ben o perdeyi kaldırmak istesem de bir türlü kaldıramıyorum. Hayalimde bi insanı canlandırıyorum şöyle olsun böyle olsun diye. Ama yaşamın bir masal olmadığını hayatın hayallerden ibaret olmadığını biliyorum.Bunun nasıl üstesinden geleceğimi bilmiyorum. Bir insana Allah aşkıyla bağlanmak istiyorum.yüzü gözü boyu posu ne olursa olsun Hocam. Ama yapamıyorum. Annem ve babamı üzmek istemiyorum.Ne yapabilirim?? bana bu konuda önerileriniz ne olur??? Ellerinizden öpüyorum. Saygılarımla...   Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları : Sayın “Narin”, 23.1.2012 tarihli mailinizi aldım. Kıymetli yavrum, önce bu işi bir problem olmaktan çıkaracaksın. Bil ki evlilik büyük çapta büyük çapta bir kader işidir. Herkes evlenecek diye bir kural yok. İşi biraz hayatın akışına bırak. Bunu kafanda fazla evirip çevirme. Öyle durumlar var ki bir insanın evlenmemesi onun için Allah’ın en büyük nimetidir. Lütfen şöyle etrafına bir bak. Evlenip de mutlu olan kaç kişi gördün? Ben şahsen Rana ile benim evliliği... Devamı

18 01 2012

İlim Öğrenmenin Fazileti

  İLMİN FAZİLETİ VE ONA YAPILAN TEŞVİK            -  Resullah s.a.v. Mescid'de insanlarla beraber oturduğu sırada üç kişi geldi. İkisi Resullah'a  doğru yönelirken diğeri başka yere gitti. O iki kişi Resullah'ın yanına geldiler. Biri halkada boş bir yer bulup otururken diğeri halkanın gerisinde durdu. Üçüncüsü ise arkasını dönüp gitti. Resullah anlattığı şeyi bitirdikten sonra şöyle buyurdu. " Size üç kişilik grubun durumunu anlatayım mı? Onlardan biri Yüce Allah'a sığındı. Yüce Allah 'da onu barındırdı. İkincisi utanarak biraz geride durdu. Yüce Allah'da onu bu çekingenliğinden dolayı mükafatlandırdı. Diğeri ise yüz çevirip gitti. Yüce Allah' da ondan yüz çevirdi. Buhari.       - Kim hayırlı birşeyi öğrenmek veya öğretmek için benim bu mescidime girerse Yüce Allah yolunda cihad eden kişi mertebesinde olur. Kim de bunun dışında bir maksatla insanların ne dediklerini öğrenmek veya nakletmek gibi bir şey için girerse başkasının olan birşeyi seyrederek vakit geçirmiş biri gibi olur.  Tebarani.        - Resullah s.a.v. şöyle buyurur " Lokman oğluna şöyle dedi: Ey oğulcuğum ! Alimlerin meclislerinde bulunmaya dikkat et ve hikmet sahiplerinin sözlerini dinle. Zira Yüce Allah ölü toprağını sağanak yağmurla nasıl diriltirse ölü olan bir kalbi de hikmetin nuruyla öyle diriltir. Tebarani.       - Resullah s.a.v. buyurdu: Öğrenmeniz gereken ilimler üçtür ve bu üçü dışında kalanlar fazladandır. Bunlar. Muhkem bir ayet, yaşanan bir sünnet ve size yön verecek bir farz.  Ebu Davud   ... Devamı

18 01 2012

Böyle insanlara güvenilmez

    Sevgili büyüğüm, geçen hafta yeni birisi işe başladı.benim yaşlarımda bir bayan. çok iyi bir maaşı ve anlattığı kadaryla iyi bir mevkiyi bırakıp gelmiş. burdaki parasıda şartlarıdaa ben ce daha kötü. bunları bırakıp neden geldiğini sorduğumda kendi işini yapmak istedidiğini orasının onu tatmin etmediğini soyledi.ama ordada kendi işi ile ilgili de çalışıyormuş. bana inandırıcı gelmedi. benim şu anda yaptığım işi yapıyormuş eski çalıştığı yerde. ve benim yanımda masaya oturdu. maillerimi açıyorum bilgisayarımda kim göndermiş ne yazmış diyo maillerime bakıyo.bundanda çok rahatsız oldum.ve sevgili büyüğüm kendisine başka görevler verilmesine rağmen benim yaptığım iş ile ilgili sorular soruyor dğer çalışanlara eskiden bu işi yaptığını soyluyor, bemle aynı işi yapan bir arkadaşım daha var. o ilk günden gözğnğn bizim yaptığımız işte olduğunu soylemşti bende :Allah istemedikten sonra hiç birşey olmaz dedim herkesin rızkı ayrı dedim o da, biz bu işe çok emek verdik herşeyi hazırladık ona dikkat edelim dedi ilk zamanlar çok kayle almasam da ,bende çok rahatsız olmaya başladım çok uyanık geldi ve bende arkadaşım gibi düşünmeye başladım.rızkı veren Allah ama bizde bu işe sahip çıkmalıyız benm sorum bu kişi ye karşı nasıl davranmalıyız. ve diğer beniml e aynı işi yapan arkadaşımla yeni gelen çalışan hakkında bu şekilde konuşmamız yanlış mı olmuş bu gibi durumlarda na yapmalıyız ellerinzden operim     Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları :   Sayın “Hayat”, 14.1.2012 tarihli mailinizi aldım. Kıymetli yavrum, bu gelen kadın ukala, manyak, Allah’ın belası bir yaratık. Arkadaşınla beraber olun, ona karşı tavır alın. Bildiklerinizi sakın öğretmeyin. Yarın ekmeğinizi elinizden alır. Bu tipler çok tehlikel... Devamı

18 01 2012

Zafer, zafer benimdir diyenlerindir

  Çok kıymetli hocam, Selam eder ellerinizden öperim. Sizi tanıyan bir arkadaşımın  teşvikiyle onun bilgisayarından yazıyorum onunda selamı var  Müsadenizle inşallah en kısa zamanda da  sizinle tanışmak istiyorum. Ben dinimizi sonradan öğrenip, hayatımda yaşamaya çalışan İki çocuk annesiyim. İki kızım var büyük kızım 19 yaşında küçük kızım 9 yaşında. Büyük kızımda yaptığım hatalarımı küçük kızımda yapmamak için uğraşıyorum. Biliyorum aslında onun içinde biraz geç. Büyük kızıma hiçbir şey anlatamıyorum, benim bu halimi beğenmiyor ve eskisi gibi olmamı istiyor. Oysaki ben geçmişteki halime çok üzülüyorum. Çocuklarıma nasıl dinimizi sevdirebilirim. Küçük kızımı dinimize göre yetiştirmek istiyorum ama büyük kızım onu da kendin gibi yapacaksın diyerek karşı çıkıyor. Ben bu durumda nasıl davranacağımı bilemiyorum. İkinci sorumda; öğrendiklerimi okumakla kalmayıp  iç dünyamda nasıl yaşabilirim. Dualarınızı bekliyorum.   Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları :   Sayın Şebnem Hanım, 17.1.2012 tarihli mailinizi aldım. 1-) Kıymetli yavrum, küçük kızınla büyük bir edep, saygı ve incelikle konuş. Ona on iki ciltlik Gönül Sohbetleri kitaplarından oku (sitemizden de ücretsiz okuyabilirsiniz). Sonra beraber müzakeresini yapın. Eğer küçük kızında büyük bir gelişme görülürse büyük kızın da inadından vazgeçer ve o da İslamın güzelliklerini yaşamaya başlar. Bu süre içinde büyük kızına da çok büyük bir din alimine gösterilen saygıyı, sevgiyi, edebi, inceliği göster. Göreceksin de... Devamı

18 01 2012

Konferans Duyurusu: İslam ve Estetik 21 Ocak 2012

  Çok Değerli Dostlar, Sayın Büyüğümüz Sabri Tandoğan'ın yeni konferansı: Konu: İslam ve Estetik Yer: YOYAV, Yoksullara Yardım Vakfı, Libya Cad. No:32, Ahmetler-Ankara Tarih: 21 Ocak 2012, Cumartesi Saat: 14:00 Konferans ücretsiz olup bütün Gönül Dostları davetlidir. Saygıyla duyurulur. Site Devamı

18 01 2012

Allah herkesin rızkını gönderir

Sabri Bey amca ben iş bulamıyorum, ekonomik kriz sebebiyle işyerim kapanınca işsiz kaldım 2 yıldır başvurmadığım iş yok, kız çocuğuyum diye annemler zaten ne kadar madden bunalsak da her yerde çalışmamı istemez, bu aralarda parasız kurslara da gittim kendimi ilerleteyim daha nitelikli eleman olayım diye. İnanın bu yüzden bunalıma girdim. Ne yapmamı önerirsiniz. Dualarınızı beklerim. Ellerinizden ve yanaklarınızdan öpüyorum. Cemile Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları : Sayın Cemile Hanım, 14.1.2012 tarihli mailinizi aldım. Kıymetli yavrum, çok uğraştığını, iş bulamadığını söylüyorsun. O zaman sen de evde bir şeyler üret. Evde de para kazanılacak bir çok şey yapılabilir. Mesela yün işleri, kazak örmek, yün ceket yapmak, sipariş üzerine her nevi yün üzerine çalışmak. Sonra nakış yapmak. Sehpa takımları, masa örtüleri işlemek. Mesela dikiş işleri. Etek, bluz, elbise, pijema, gecelik yahut yemek üzerinde çalışmak. Pastanelere börek, poğaça yapmak. Çeşitli kurabiyeler yapmak, evlere mantı yapmak, evlere su böreği yapmak, içli köfte yapmak. İstanbul’da böyle hanımlar var. Apartmanlara küçük tanıtım kağıtları bırakıyorlar. Sipariş üzerine bütün ikram edilecek tatlıları, hamur işlerini yapıyorlar. Bundan birkaç yıl önce İstanbul’da Celal Bayar’ın köşkünün duvarında ızgara köfte yapan bir hanımefendi görmüştüm. Büyük bir ciddiyetle köftelerini kızartıyordu. Müşteriler kuyruğa girmişti. Değerli yavrum, bir erkek olarak ilk etapta benim aklıma gelenler bunlar. Daha düşünülürse niceleri bulunur. Onun için lütfen dışarıda iş bulamadım diye kendini üzme. Rahmetli babannem dört çocukla dul kalır. Beşinci ... Devamı

18 01 2012

Allah herkesin rızkını gönderir

Sabri Bey amca ben iş bulamıyorum, ekonomik kriz sebebiyle işyerim kapanınca işsiz kaldım 2 yıldır başvurmadığım iş yok, kız çocuğuyum diye annemler zaten ne kadar madden bunalsak da her yerde çalışmamı istemez, bu aralarda parasız kurslara da gittim kendimi ilerleteyim daha nitelikli eleman olayım diye. İnanın bu yüzden bunalıma girdim. Ne yapmamı önerirsiniz. Dualarınızı beklerim. Ellerinizden ve yanaklarınızdan öpüyorum. Cemile Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları : Sayın Cemile Hanım, 14.1.2012 tarihli mailinizi aldım. Kıymetli yavrum, çok uğraştığını, iş bulamadığını söylüyorsun. O zaman sen de evde bir şeyler üret. Evde de para kazanılacak bir çok şey yapılabilir. Mesela yün işleri, kazak örmek, yün ceket yapmak, sipariş üzerine her nevi yün üzerine çalışmak. Sonra nakış yapmak. Sehpa takımları, masa örtüleri işlemek. Mesela dikiş işleri. Etek, bluz, elbise, pijema, gecelik yahut yemek üzerinde çalışmak. Pastanelere börek, poğaça yapmak. Çeşitli kurabiyeler yapmak, evlere mantı yapmak, evlere su böreği yapmak, içli köfte yapmak. İstanbul’da böyle hanımlar var. Apartmanlara küçük tanıtım kağıtları bırakıyorlar. Sipariş üzerine bütün ikram edilecek tatlıları, hamur işlerini yapıyorlar. Bundan birkaç yıl önce İstanbul’da Celal Bayar’ın köşkünün duvarında ızgara köfte yapan bir hanımefendi görmüştüm. Büyük bir ciddiyetle köftelerini kızartıyordu. Müşteriler kuyruğa girmişti. Değerli yavrum, bir erkek olarak ilk etapta benim aklıma gelenler bunlar. Daha düşünülürse niceleri bulunur. Onun için lütfen dışarıda iş bulamadım diye kendini üzme. Rahmetli babannem dört çocukla dul kalır. Beşinci ... Devamı

13 01 2012

Caddelerin Temizliği

  Çok Değerli Büyüğümüz ve Saygıdeğer Dostlar,   Hepinize hayırlı, çok güzel bir gün dileğiyle Merhaba…   Bugün Sayın Büyüğümüzün yıllar önceki bir TV sohbet notunu paylaşıyoruz sizlerle.   Saygı ve sevgilerle…     Çiğdem Seçkin Gürel     SAYIN BÜYÜĞÜMÜZ SABRİ TANDOĞAN’IN GÖNÜL SOHBETLERİNDEN NOTLAR - 45 KONU: CADDELERİN TEMİZLİĞİ                                                                 4 Haziran 2000 Pazar Sabri Tandoğan Eski Sayıştay Başkanı Sayın Mümtaz Tarhan daha sonra İstanbul Valisi ve Belediye Başkanı olmuştu. Belediye başkanı olduğu günlerde sokaklara tükürenlerden, izmarit atanlardan ceza alma uygulaması başlatmıştı. Kendisi de dakika dakika bunun uygulanmasını kontrol ediyordu. Ama İstanbul halkı rahatsız oluyoruz diye bu uygulamayı kaldırtıyor, başkanı da görevden aldırıyorlar. Ben bu uygulamayı yeniden koyacak belediye başkanını onore etmeyi ve heykelini diktirmek için elimden geleni yapmayı üzerime alıyorum efendim. Yurtdışında yaşayan bir doktor tanıdığım anlatmıştı. Bir gün kapı çalıyor. İki polis. Diyorlar ki “Efendim siz mutfak pencerenizin önüne domates ve yağ koymuşsunuz. Karşı tarafta oturan bir yaşlı hanım şikâyet etti. Balkona çıkınca bunları görmek istemiyorum.” diyor. Balkon deyip geçmeyin efendim, balkon bir evin hanımefendisinin, beyefendisini... Devamı

13 01 2012

İNSAN

“Andolsun ki biz insanı çamur mayasından yarattık. Sonra onu sağlam ve metin bir karargâhta nutfe kıldık. Sonra o nutfeyi bir kan pıhtısı, kan pıhtısını da bir çiğnem et yaptık. O bir çiğnem ette de kemikler meydana getirdik. Kemikleri de et ile donattık. Sonra onu bambaşka bir ya­ratılışla inşa ettik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah’ın şânı ne yücedir. Sonra siz öleceksiniz. Sonra kıyâmet günü kal­dırılacaksınız.” buyuruyor bizi yaratan. İnsanın topraktan yara­tılmasına şeytan gururla, kibirle, tepeden bakarak cevap veriyor. Ben ateşim, o toprak diyor, “Âdeme secde et” emri geldiği zaman. Ve temiz mekândan kovuluyor, lânetleniyor. Nice yıl­lardır bu olay beni düşündürür. Ürpertir. Hayatın, varoluşun, insanın sırrını fısıldar. İnsan öyle yüce, öyle büyük bir varlık ki... İnsan, Halifetullah, yaratılanların en şereflisi. En güzel yüzüğün, en güzel taşı. İnsan âlem-i suğra, küçük âlem. Bütün mevcû­datın cevherinin özü. Muhatab-ı İlâhi. Allah’a secde eden. Yara­dan’ın çamurdan teşekkül ettirdikten sonra “Biz ona ruhu­muzdan üfledik ve her varlığın ismini öğrettik” dediği. Ya­ratılanların en güzeli. “Yerdekini göklerdekini size râm ettik” hitabına muhatap olan varlık. Hazreti Ali “Sen kendini küçük bir cisim görüyorsun, oysa en büyük âlemler senin içinde gömülüdür” der. İnsan, yüceldiği, arındığı, temizlendiği zaman, Muhammedî neş’eye kavuştuğu zaman, Allah’ın ahlâkı ile ah­lâklandığı zaman, meleklerin bile gıpta ettiği, güzeller güzeli var­lık. Üstlendiği o muhteşem, o yüce... Devamı

12 01 2012

Hayata Dair Sohbetlerden Notlar-17

  04.06.2011 Tarihli Cumartesi Toplantısından Notlar Bir Gönül Dostu- Efendim idraki artırabilmek için neler yapabiliriz? S.Tandoğan- Yavrum idraki artırmanın bir tek yolu var, Allah’ın ve Peygamberin istediği gibi temiz bir hayat yaşamak. Helalinden kazanmak, helalinden yemek. İbadetlerini yapmak, insanlarla iyi ilişkiler kurmak. Böyle gözümüzü, dilimizi, kulağımızı fuhşiyattan uzak tutmak, temiz bir hayat yaşamak yani yavrum... İnsan ne kadar temiz bir hayat yaşarsa idraki o kadar artar. Ne kadar kirli bir hayat yaşarsa, idraki o kadar azalır, azalır, azalır, bir gün bakarsın yok olur. İdrak kalkar. Aynı Gönül Dostu- Efendim bir şey daha sorabilir miyim? Biz idrakimizin azaldığını nasıl anlayabiliriz? Bazen gaflet insanın üzerine öyle bir çöküyor ki, yanlış yolda gidiyor ama yolunun yanlış olduğunu bile farketmiyor. Gerileme olursa bunu nasıl anlayabiliriz? S.Tandoğan- Anlayamayız ki yavrum. O gaflet perdesi bir kere gözümüzü sarınca... Mesela adam tutuyor, diyelim bir gece kulübüne gidiyor. Orada striptiz yapan bir artist görüyor. Orada bir şehvet duygusu duyuyor o kadına karşı. Eğer idraki kaybolmuşsa o adamın, diyor ki ben bu kadınla evleneceğim. Ya diyorlar bu striptiz yapan bir kadın, bununla evlenilir mi? Yok diyor, ben evleneceğim... Ve evlenenler oluyor yavrum. Siz tabi bilmiyorsunuz onları. Evlenenler oluyor. O bakımdan hepimiz idrakimizin artması, daha ilerlemesi için, imkânlarımız nispetinden temiz bir hayat yaşayalım. Helalinden kazanalım. Helalinden yiyelim. Temiz insanlarla arkadaşlık yapalım. Gözümüz yükseklerde olmasın. Elimizdekine şükredelim. Ne bulduysak o gün ona kanaat getirelim. E işte bilmem Rahmi Koç nasıl yaşıyormuş... Yaşar. Ama bize ... Devamı

11 01 2012

Gönül Sohbetlerinden Notlar

  Eğer evre­ni kötü ve karanlık görüyorsak, bunun nedenlerini daha çok kendimizde aramalıyız. Bir gönül dostu, “kapı kapı dolaşma, muratlar sendedir” diyor. Hariçte arama, dışarda bir şey kalmadı da sen var oldun. Ulu ve yüce bir ağaçtır inanç insan­da... Hilkatten murat idraktir. Bugün insanın en bilmediği şey, kendisidir. İnsanı insan yapan yine insandır. Dışını değil, içini süslemeye çalış. İnsanoğlu ışıkla dolunca ışıktan farkedilmez. İnsan, maddenin ve eşyanın kölesi olmaya doğru gittikçe ken­dinden ve büyük bütünden uzaklaşmış oluyor. Kartallar yalnız uçar, kargalar sürü halinde, bundaki hikmeti çözmeye çalışın. İnsanın gözü aklı kadar görür. Vücut bir mâbettir. İçinde, sana senden yakın olan vardır. Her insan, kendisinde bütün insanlık ve evrenin sırlarını taşır. Kendi kendini tahlil insanı derin ger­çeklere götürür. İnce, zarif ve olgun dediğimiz kimseler iç dünyalarına sev­giyi, saygıyı, hoşgörüyü yerleştiren, onları günlük hayatlarına geçirip, her an ve her vesileyle uygulayanlardır. Onlar bütün cihânı, evrensel bir sevgiyle kucaklayanlardır. Güzellik kâinatın altın anahtarıdır. İç dünyalarında güzelliğe yer vermeyenler, is­teseler de gönüllerin kilidini açamazlar. Önemli olan sevgi ile kalpleri yumuşatmaktır.   SABRİ TANDOĞAN (standogan@gonulsohbetleri.net) GÖNÜL SOHBETLERİ, 1. CİLT http://WWW.gonulsohbetleri.net Devamı

11 01 2012

Güzel sözlerden...

  Bir tebessüm bütün dünyayı dolaşır.   Sabri Tandoğan-Gönül Sohbetleri Devamı

11 01 2012

Güzel sözlerden

  "Bir tek kişi kalbini ve kafasını iyilikler,  güzellikler ve mutluluklarla doldurursa dünyadaki her zerre bundan etkilenir.   Sabri Tandoğan-Gönül Sohbetleri Devamı

11 01 2012

Arkadaş ortamım bozuk, ne yapmalıyım?

    Sabrı bey ben 16 yasındayım, arkadas ortamım bozuk ne zaman bna ıckı uzatsalar gerı cevıremiyorum aslında Allah’ı cc cok sevıyor onun askıyla yasıyorum, nefsime sahıp cikamiyorum, ne yapayım, nasıl kurtulabilirim ?   Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları :   Sayın Berk Bey, 7.1.2012 tarihli mailinizi aldım. Kıymetli yavrum, yapacağın ilk iş o rezil, o şerefsiz, o kepaze arkadaşlarından ve onların aşağılık muhitinden kurtulmak. Kesin olarak yemin et, bir daha o muhitlere gitme. O it herifleri görme. En yakın arkadaşların Allah ve Peygamber ve Onların yolunda gidenler olsun. İstediğin an, gece, gündüz bana mail göndererek duygularını, düşüncelerini açabilirsin. Ben de en geç o gün içinde cevabını veririm. Sevgili Berk, ben seni çok sevdim. Sana evladım gözüyle bakıyorum. Çok sevdiğim bir şair vardı: İlhan Berk. Onun ismini alman beni öyle mutlu etti ki istersen sana bir mısraını yazayım:   “Sahi, siz mi geldiniz, saksılarım ışıdı”   Sevgili Berk, maillerini bekliyorum   Selam, sevgi ve saygı ile.   Sabri Tandoğan Devamı

07 01 2012

YAŞAMIN İNCELİKLERİ

  Kâinatın Efendisi, "Hiçbir şeyde acele etme. Acele şeytandandır.” buyuruyor . Her işini zevkle, heyecanla, aşkla yap. Haz al işinden. Keyifle yapılmayan işten hayır gelmez. Yaşamının her ânını, bir şiir haline getir. Yunus “Aşk gelicek, cümle eksikler biter.” diyor. Bir yerlere varma telaşı içinde değil, yaptığın işin, yaşadığın ânın tadını çıkara çıkara yaşa. Elinin değdiği her nesneye, içindeki aşktan ver. Madem ki, her zerreden zikreden Allah’tır, elinin değdiği yerde gül bitsin. Çıktığın merdiveni bile ayak ucunla okşa, “Seviyoruz, seviliyoruz, güzelliğimiz bu yüzden.” de. Güzellik sadelikte, doğallıkta, içtenliktedir. Ver, hep ver. Sürekli ver. Resulullah Efendimiz, “Veren el alan elden hayırlıdır.” buyuruyor. Hep almayı düşünenler, ruhen tekâmül edememiş, basit, ilkel, geri insanlardır. İnsan, verdikçe güzelleşir, yücelir, büyür. En güzel yaşam, en sade, en basit, en kolay, çalımdan, gösterişten uzak en doğal yaşamdır. İnsanlar, doğallıktan, tevâzudan, incelikten, efendilikten uzaklaştıkları oranda çirkinleşirler, sevimsiz olurlar. Güzellik; sessizlik ve boşluk duygusundadır. Tıklım tıklım eşya dolu bir mekân insanı yorar. Ancak sessizlikte, edebin, inceliğin hâkim olduğu mekânlarda güzellikler algılanabilir, yaşanabilir. Kartallar yalnız uçarlar, kargalar sürü halinde. Kalabalık ve gürültüde insan sürünün bir üniteridir. Düşünemez, hissedemez. Yaptığımız ne olursa olsun, onu kendimizi tanıma ve gerçekleştirme yolu olarak benimsemeliyiz. Her işte kendimizi bütünüyle ifade ederiz. İş vasıtadır, egzersizdir. Önemli olan kendimizi ifade edebilmektir. Her iş kutsaldır. Yapılan işten çok, onu nasıl yap... Devamı

07 01 2012

MUTLULUĞA GİDEN YOLLAR

  Sürekli olarak içimizde zıtların uçurumunu yaşıyoruz. Tevhidî görüşten uzak olduğumuz için şâd olamıyoruz. Suçu ona buna atmakla büsbütün gerçeklerden uzaklaşıyoruz. Hayatımız yamalarla dolu. Birbirinden uzak, birbirine yabancı yamalar. Aslında biz birbirimizle konuşmayı bile unuttuk. Oysa, öyle muhtacız ki… Milyonlarla dolu şehirlerde yaşıyoruz, sevgi susuzluğu içindeyiz. Yunus, “Aşk gelicek cümle eksikler biter.” diyordu. Bizim aşkımız olmadığı için eksiklerimiz devam ediyor. İnsanoğlu bir yığın imkân ve bir de atâlet yekûnu… Nefs tabakasını kıramadığımız için kendimize de, birbirimize de yabancıyız. Kendimizi yenileyemiyoruz. Onun için hayat bizi boğuyor. Sıkılıyoruz, bunalıyoruz, kendimizi sigaraya, içkiye, uyuşturucuya, sekse, kumara, dedikoduya kaptırıyoruz. Önümüzde pınarlar var ama dudaklarımız susuzluktan çatlıyor. On Hadis-i Şerif alsak, günlük hayatımız içinde yaşasak, aile hayatımızda, sosyal hayatımızda, iş hayatımızda bütün nüanslarıyla uygulasak bizi huzurun ve mutluluğun zirvesine götürür... Beş Âyet-i Kerimenin lâyıkı ile yaşandığı takdirde bizi velâyete kadar götüreceğine inanıyorum. Başlamak, iyiye, güzel ve doğruya doğru bir adım atabilmek… Bütün mesele burada. “Bal bal demekle ağız tatlanmaz.” diye bir söz vardır. Din, tasavvuf gibi mânevi değerler, yaşanmayıp, uygulanmayıp, günlük hayata geçirilmeyip sadece edebiyatı yapıldıkça, huzur da mutluluk da fersah fersah bizden uzak kalacak… Hayret edecek ne var? “Dehr bir bâzârdır, herkes metaın arz eder.” diyor Fuzûli. Hicretin en faziletlisi Allah’ın sevmediği şeyi terk etmektir. İnsanların en şerlisi, kendini ins... Devamı

07 01 2012

NEDEN MUTLU DEĞİLİZ?

  Bir insanın huzuru ve mutluluğu kendi içinde bir düzen kurmasına bağlıdır. Pek çok kimse, iç dünyalarında bir nizâm, bir düzen kuramadıkları için sıkıntılı, bunalımlı, stresli oluyorlar. Yunus, “Bunca varlık var iken gitmez gönül darlığı” derken ne güzel söylemiş. Huzur, içte sağlanan bir dengenin meyvesidir. Dünya bir mukâyese âlemidir, imkân yeridir. İyi ile kötü, güzel ile çirkin, hayır ile şer, bu âlemde bilinir. Hayır için imkân bu âlemdedir. Ancak mutlu ve huzurlu insanlar hem kendilerine, hem etraflarına karşı hür olabilirler. Hayvanlar, çok defa her şeye küsmüş gibi ölürler. Biz insansak eğer, insan doğmuşsak, insan gibi yaşayalım, insan gibi Hakka göçelim. Muhammedi aşkla mânâ âlemine ulaşmak ne güzeldir. Bütün insanları, hayvanları, bitkileri, cemâdatı kucaklayarak, tevhide ulaşarak, Resûlullahın elinden öperek yeni hayata başlamak ne muhteşem bir olaydır. “Sevginle gireceğim toprağa, sevginle çıkacağım topraktan” diyenler, hayatın, yaşamanın, varoluşun mânâsını anlayıp, insan düğümünü çözmüş olanlar ne güzel insanlardır. Çağımız insanını, hayatın bolluğu, her an değişen olaylar, insanlar, görüntüler, malzemenin sonsuz çeşitliliği, bir nokta üzerinde durup derinleşememek, algıladıklarını özümleyememek, hep bir sinema seyircisi gibi yüzeyde kalmak iflas ettiriyor. Durup düşünmeden, hazmetmeden, bir yere varılamaz ki… Sevdiği yazarı tekrar tekrar okumadan, onu hayatının odak noktası yapmadan, onun içinde tekrar doğmadan ve ondan öğrendiklerini bir ömür boyu yaşamadan, onun gözüyle hayata, insanlara, doğaya, olaylara bakmadan,... Devamı

07 01 2012

Her sorunun bir çözümü bulunabilir

    Muhterem hocam,   2012 yılının sizin ve tüm gönül dostları için sağlık,huzur ve güzellikler getirmesini dilerim. Bu yıl da her zaman olduğu gibi sorunlarımız ve sıkıntılarımız olacaktır,belki daha da fazla olacaktır. Fakat hiç kimsenin dertsiz ve sıkıntısız olmadığını, mutluluğun sorunsuz bir yaşam değil, sorunların üstesinden gelebilmek olduğunu ve her sorunun bir çözümü bulunduğunu farkettiğimizde hayata tebessümle ve daha pozitif  bakabileceğiz. Yeni yılda tüm sorunlarımızın üstesinden gelebilmek dileğiyle sizleri güzel bir hikaye ile başbaşa bırakıyorum. Saygı ve sevgilerimle Öğrenci   Yaşlı bir adam emekliye ayrılır ve kendine bir lisenin yanında küçük bir ev alır. Emekliliğinin ilk bir kaç haftasını huzur içinde geçirir.Sonra lisede ders yılı başlar.Okulların açıldığı ilk gün, dersten çıkan ögrenciler her geçişlerinde yaşlı adamın evinin önündeki çöp bidonunu bağırıp çağırarak tekmelerler. Bu çekilmez gürültü günlerce sürer ve yaşlı adam bir önlem almaya karar verir. Ertesi gün, çocuklar gürültüyle evine doğru yaklaşırken,yaşlı adam kapısının önüne çıkar, onları durdurur ve "Çok tatlı çocuklarsınız, çok da eğleniyorsunuz.Bu neşenizi sürdürmenizi istiyorum sizden. Ben de sizlerin yaşındayken aynı şekilde gürültüler çıkarmaktan hoşlanırdım, bana gençliğimi hatırlatıyorsunuz. Eğer her gün buradan geçer ve gürültü yaparsanız, size her gün 1 dolar vereceğim." der. Bu teklif çocukların çok hoşuna gider ve gürültüyü sürdürürler. Birkaç gün sonr... Devamı

07 01 2012

Nasibimse gelir beni bulur diyenler büyük bir aldanış içindedirl

  Muhterem Sabri Bey güzelim, mis gibi dinimizi kullanıp insanları kandıran din tüccarlarının mağdur ettiği gurbetçi vatandaşlarımızın hali için yazdığınız cevabi yazıyı pür dikkat okudum, bir cevap yazmakta geciktim. Efendim cevabınız için çok teşekkür eder, hayırlı nice seneler dilerim. Son bir sorum ise başka bir mevzudadır. Sorum şu efendim; kısmetlerin dağılımı insan irade ve gayreti ile tevekkülün başladığı o hassas çizgiyi zatımın bir yabancıya da ama Almanca ama İngilizce izah edebileceği nitelik ve kelimelerle o güzel kelamınızla kısaca anlatabilir misiniz? Ben ücretsiz herkesin istifadesine açık adeta bir amme hizmeti olan web sayfanızda ki gönül sohbetlerinden okuduklarım kadarıyla dilim döndüğünce açıklasam da öz ve kısa bir şekilde konuyu netliğe kavuşturamıyorum. İnanın bir yabancının determinist ve pozitivist eğitimden geçmiş zekasını ikna çok kolay değildir. Hürmetlerimi sunar Sizi aydınlatan irfan sohbetlerinizi yurtdışına da bekleriz.      Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları : Sayın Nedim Bey, 2.1.2012 tarihli mailinizi aldım. Kıymetli yavrum, Cenab-ı Hak herkesin kısmetini tayin ve tespit etmiştir. Bize düşen iş bu kısmete layık olabilmek, ulaşabilmek için elimizden geldiği kadar aşkla, şevkle, heyecanla, gece, gündüz demeden çalışmaktır. Eğer nasibimse gelir, beni bulur diyenler iyi bilsinler ki büyük bir aladanış içindedirler. O nasibe, o kısmete layık olabilmek için bütün varlığımızla çalışmamız, gayret etmemiz gerekir. Bu ince noktayı ayırdedemeyenler ne yazık ki daimi bir aldanış içindedirler ve hep öyle kalacaklardır. Selam, sevgi ve saygı ile.   Sabri Tandoğan standogan@gonulsohbetleri.net http://www.g... Devamı

07 01 2012

Her sorunun bir çözüm yolu vardır

  Sabri bey 77 yılık tecrübeniz ve güzel bir evliliğiniz olmuş. Size bir genç başvursa zina alışkanlığı olduğunu ve evlenmek istemediğini söylemiş olsa ona ne tavsiye ederdiniz. Bir erkek, bir iman ehli insan olarak onu hangi cümlelerle ikna etmeye çalışırdınız? Saygılar.     Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları :   Sayın “Doktor”, 31.12.2011 tarihli mailinizi aldım. Kıymetli yavrum, ona şöyle söylerdim: “Din, tasavvuf, müzik, resim, edebiyat, şiir gibi bir meseleye büyük bir aşkla, heyecanla bağlanarak bu kötü itiyaddan kurtulabilirsin. Bu yöntemle binlerce kişi kurtuldu. Sen pırlanta gibi bir insansın. Ben senin iç dünyanı görüyorum ve ona büyük saygı duyuyorum. Allah’ın izni ile sen de kurtulacaksın. Bu konuda bahse girebilirim.” Selam, sevgi ve saygı ile.   Sabri Tandoğan Devamı

07 01 2012

Hayata Dair...

    Bir üniversitede derse gelen profesör çocuklara bir hayat dersi vermek ister. Elinde içi ağırlık dolu bir kase tutarak dersine başlar. Kaseyi herkesin göreceği bir şekilde tutmaktadır. Öğrencilere döner ve sorar: “Bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?” '150gr!' .... '200gr!' .....'300gr' .. diye yanıtlar öğrenciler. “Bardağı tartmadıkça ağırlığını tam olarak ben de bilemem,” der profesör, “ama, benim sorum şu ki : Bu bardağı böyle birkaç dakika daha tutarsam ne olur?” ‘Hiçbirşey' …..diye yanıtlar öğrenciler. “Tamam peki bir saat daha tutarsam?” “Kolunuz ağrımaya başlar efendim” diye öğrencilerden biri yanıtlar. “Haklısınız. Peki şimdi ben bir gün boyunca tutsam ne olur?” “Kolunuz iyice ağrır, kas spazmı, ağrı gibi sorunlar yaşarsınız, hastaneye gitmek zorunda da kalırsınız belki...” Bu şekilde tüm öğrenciler çeşitli yorumlar yaparlar. “Çok iyi. Peki tüm bu sorunlar olurken bardağın ağırlığında bir değişme olur mu?” diye tekrar sorar profesör. “Hayır….” diye yanıtlar çocuklar. “Peki o zaman kolumun ağrımasına neden olan nedir?” “Acıdan ve ağrıdan kurtulmak için ne yapmam gerekir bu durumda?” deyince Öğrencilerden biri “Efendim” der “siz de bardağı bir kenara bırakır, o yükten kurtulursunuz” . “Tamam” der profesör. “İşte hayatın problemleri de böyle birşeydir. Onları kafanızda birkaç dakika tutarsınız ve bir sorun yokmuş gibi görünür. Uzun bir süre düşünürsünüz, başınız ağrımaya başlar. Daha uzun düşündükçe artık ... Devamı

07 01 2012

Konferans Duyurusu: İslam ve Estetik

    Çok Değerli Dostlar, Sayın Büyüğümüz Sabri Tandoğan'ın yeni konferansının bilgileri şu şekildedir: Konu: İslam ve Estetik Yer: YOYAV, Yoksullar Yardım Vakfı, Libya Cad. No:32, Ankara Tarih: 21 Ocak 2012, Cumartesi Saat: 14:00   Saygıyla duyurulur. Site Devamı

07 01 2012

Kendini bilen, kültürlü, inançlı bir erkek hanımlarla iletişimde

    Sabri bey İnşaallah sağlığınız iyidir. Sabri bey bir erkeğin karısı dışındaki hanımlarla iletişimi nasıl olmalıdır? kadınlarla iletişim kurmak erkeklerin manevi enerjisini bozar mı ya da etkiler mi? cinsel duyguları karıştırmaksızın kadınlarla iletişim kurmak çok zor mudur? Bir de kadınlar erkeklerle iletişim kurarken hangi görgü kurallarına, hal ve hareketlere dikkat etmelidir.   Saygılar.     Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları : Sayın “Doktor”,   6.1.2012 tarihli mailinizi aldım.   Hanımlarla görüşmek fevkalade bir dikkat ve incelikle edep ve saygıyla olmalıdır. Hanımlarla ilişki kurmak erkeğin enerjisini niye tüketsin? Bu fevkalade yanlış, tutarsız, saçma adice bir görüştür. Kadınlarla ilişki kurarken araya cinselliği katmak dünyanın en adi, en şerefsiz, en alçakça bir işidir. Kendini bilen, kültürlü, inançlı, beyefendi bir insan içinse bunu başarmak hayatın en kolay bir işidir.   Kadınlar da aynen erkekler gibi son derece edepli, saygılı olmalıdır.   Selam, sevgi ve saygı ile.   Sabri Tandoğan Sorularınız için: standogan@gonulsohbetleri.net http://www.gonulsohbetleri.net   ... Devamı

07 01 2012

Kadın bir Hak nurudur

  Sabri Bey, sorularıma vakit ayırdığınız için Allah sizden razı olsun. Bana kadın nedir, sizin kadın denince aklınıza neler geliyor, biraz anlatabilir misiniz, yazabilir misiniz? Saygılar.   Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları : Sayın “Doktor”, 2.1.2012 tarihli mailinizi aldım. Kıymetli yavrum, kadın denince aklıma şunlar geliyor:   Kadın, bir Hak nurudur. Kadın Allah’ın güzel sıfatlarının tecelli ettiği en muhteşem varlıktır. Kadın fedakarlığın, samimiyetin, dostluğun en güzel tecelli mahallidir. Kadın rengin, ışığın, güzelliğin en muhteşem tecellisidir. Bir kadını anlamak için, bir kadının güzelliğinin, inceliğinin, zarafetinin anlamına varabilmek için bir ömür değil, on ömür bile yetmez. Bir kadınla evlenmek demek kainatın bütün güzelliklerinin toplandığı bir varlığa ömür boyu sevgi, saygı, hayranlık ve aşk duymak demektir. Bir kadını anlayabilmek için olağanüstü bir çaba göstermek de yetmez, Allah’ın bize yardımı gerekir. Hal böyleyken nasıl oluyor da günlük hayatta kadına bir el kalkabiliyor? Hayret doğrusu... Binlerce hayret. Kadına el yalnız onu sevmek, onu okşamak, ona hayranlığımızı belirtmek için kalkar. Bir kadınla evliyken başka bir kadınla ilgi kurmaya kalkmak, kelimelere anlatılmayacak kadar çirkin, noksan, korkunç, iğrenç bir durumdur. Böyle insanlara hayvan desek hayvanlara hakaret olur. Yarın ilahî mahkemede bizden davacı olurlar. Daha anlatılacak o kadar şey var ki... Son sözüm şu olacak: Bir kadın anlatılamayacak kadar, ifade edilemeyecek kadar öyle muhteşem bir varlıktır ki bir yerden sonra edeben susmak gerekir... Selam, sevgi ve saygı ile.   Sabri Tandoğan http://www.gonulsohbetleri.net standogan@gonulsohbetleri.net ... Devamı

31 12 2011

İnsan fıtratı zorlanırsa kesinlikle iyi netice vermez

  Muhterem Efendim Televizyonda tanınmış bale sanatçısı Tan Sağtürk le evinde gerçekleştirilen  röportaja rastladım. Kendisi bir rus balerinle evlenmiş ve bir buçuk yaşında kızı varmış. Sanatçı şöyle diyordu "Yapılan çalışmalara ve araştırmalara göre bir çocuk aynı anda üç dil öğrenerek büyüyebilirmiş. "Annesi çocukla Rusça ,babası Türkçe konuşuyorlarmış, çizgi filmi de ingilizce seyrettiriyorlarmış. Efendim, anne ve babanın çocuklarına uyguladıkları bu eğitim metodu doğru mu? Engin görüşünüzle cevaplamanızı rica eder, hürmetle mübarek nurlu ellerinizden öperim.   Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları : Sayın Manolya Hanım, 23.12.2011 tarhli mailinizi aldım. Kıymetli yavrum, beyinin kendine özel bir çalışma metodu var. Ama önüne gelen bunu zorluyor. Bahsettiğin husus insanı, hayatı, varoluşu, fıtratı tanımayan kimselerin benlikle, nefsaniyetle hayatı, fıtratı zorlamalarından ileri geliyor. 20. Asrın büyük psikoloğu Ribbot diyor ki: “Dikkat bir bütündür, bölünemez.” Bu suretle beynin de en büyük kuralını getirmiş oluyor. Aynı anda üç dil öğretilen çocuktan ileride hiçbir hayır gelmez. Onun talebelik hayatı da, meslek hayatı da, evlilik hayatı da hep karmakarışık geçer. Onun ne kendine, ne dünyasına, ne ahiretine bir faydası olmaz. Daha böyle beyin adına nice saçmalıklar işiteceğiz. Ne diyelim yavrum, bizden söylemesi... Selam, sevgi ve saygı ile. Sabri Tandoğan ... Devamı

31 12 2011

İnsan bekar kalarak da evlenerek de tekamül edebilir

  Sevgili Sabri Babacığım, Öncelikle ellerinizden öpüyorum, Kısa bi sorum olacaktı Size; insan evlenmeden de tekamül edebilir mi, yada daha açık olarak, eşinden ayrılmış çocuğu da olan ama henüz genç olan birinin bu niyetle evliliği düşünmesi doğru mu? Teşekkür ederim. Hoşçakalın.   Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları : Sayın “Yağmur”, 19.12.2011 tarihli mailinizi aldım. Kıymetli yavrum, insan evlenerek de, bekar kalarak da tekamül edebilir.  Ama aslolan evlenerek tekamül etmesidir. Büyük veli Abdülhakim Efendi Hazretleri’ne sorarlar: “Hz. Muhammed’in Hz. İsa’ya olan üstünlüğü nerededir?” Hazret der ki “Peygamberimiz evlendi, çocukları oldu ama Hz. İsa hiç evlenmedi. Peygamberimizin üstün olduğu yönlerden birisi de budur.”   Ama şartlar müsait değilse karşımıza seveceğimiz, sevileceğimiz bir insan çıkmamışsa, odun gibi insanlarla ille evleneceğiz diye tutturmak da bence doğru değildir. Selam,sevgi ve saygı ile.   Sabri Tandoğan Devamı

31 12 2011

Kimseye bedava ekmek yok

    sevgili hocam sizden allah rızası için akıl danışmak istiyorum 15yaşındaki oğlum 9. sınıfa gidiyor okumak istemediğini okulu bırakacağını söylüyor hatta bütün notları 1 kendini o kadar bıraktıkı eline defter kitp almıyor bütün vaktini telefonda geçiriyor hiç laf dinlemiyor daha şimdiden 13 gün devamsızlığı var derslere girmek istemiyor sizin engin bilgilerinize dayanarak ne yapmamız gerekir   Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları : Sayın "Üzüntülü Anne", 20.12.2011 tarihli mailinizi aldım. Kıymetli yavrum, oğluna diyeceksin ki "Bak oğlum, okumak istemeyebilirsin. Ama ben evde sabahtan akşama kadar internetle, cep telefonuyla meşgul olan adama bir öğün ekmek yedirmem. Yarın okulu bırakacaksan bırak, ama derhal işe gir. Bakkal çırağı mı olursun, belediyenin helasını mı temizlersin, pazarda küfeyle hamallık mı yaparsın, kışta kıyamette, soğuktan ellerin donarak ayakkabı mı boyarsın, ne yaparsan yap ama ekmeğini kazan. Eve koltuğunda ekmekle gel. Burası Dingonun ahırı değil." Siz onların evde sabahtan akşama kadar itlik yapmasına göz yummakla onların istikbaline en büyük darbeyi vuruyorsunuz. Lütfen aklınızı başınıza devşirin. Bedava ekmek dünyanın bir tarafında yok. Selam, sevgi ve saygı ile. Sabri Tandoğan ... Devamı

31 12 2011

Laz Atasözleri

  Geliyorsan gel, gelmiyorsan hayde. Baktın olmuyor, bakmayacaksın. Adamı yapan da karıdır, yıkan da karıdır. Sevdiğini alamadıysan,aldığını seveceksin. Bir ''bilmiyorum'' bin bela savuşturur. Yeni derdim eskisini unutturuverdi. İnsan kötüyü hatırlar, iyiyi unutur. Yemek yemek de zordur, çiğnemeden yutarsan boğulursun. Ağzını açana kadar, gözünü açacaksın. Bazen tuz da ekeceksin. Eşeğe altın yüklediklerinde, ''Bu ne ağırdır!'' der. Kendi haline bırakılan eve ayı da girer. İyi dil vermeden köpeğe de iş yaptıramazsın. Orman, çakalsız olmaz. Her insanla aynı şekilde konuşulmaz. Her yerde erkeklik olmaz. Akılsız insanın cesareti büyük olur. Sağlığın yerinde ise daha ne istiyorsun? Madem vardın, bu ana kadar neredeydin? Ölüm, isteyince gelmez. Herşey vaktinde güzeldir. Yemek seçmiyorum diye saman da yeme. Doyduğunda açlığın ne olduğunu unutursun. Tezeğin içinde yaşayan, bütün dünyayı dışkılı sanır. En akıllıya da haddi bildirilir.   Saygı ve sevgilerimle Öğrenci    Devamı